23 Aralık 2007 Pazar

Yeni Başlayanlar İçin Pavyon

1995 yılının yaz aylarıydı.20 yaşında gencecik delikanlıyım basmaneye yeni düşmüşüm :) Değişik bir ortam ne ararsan var genellikle serseri ve tinerci daha çok tabi.En önemli özelliği gecesi ve gündüzü çok farklı.Gündüz genelde işmerkezleri yoğun olduğu için kalabalık bir ortam herkes ekmek derdinde sağa sola koşturmalar falan gece ise ışıklara bırakıyor kendini bu kalabalık.Gece basmanede bütün yüzler aynı.Senelerdir hep aynı insanlar var .Taksiciler otelciler ve pavyoncular.
İşte yine bir basmane gecesinin sabahında pavyondan çıkmış rus revü gruplarını gördüm.Kaldıkları otele doğru gidiyorlardı.20 yaşıma kadar çok kadın görmüştüm ama bu kadar güzel kadınları hiç bir arada görmemiştim.İçlerinden birisi bana doğru yaklaşıp senin adın ne dedi yarım yamalak türkçesiyle .O kadar yaklaşmıştıki bana şaşırmıştım.Söledim adımı elini gömleğimin üzerine koydu hafif bir okşamayla kendi adını söledi ve ben bu otel kalıyorum dedi ve kaldığı otele doğru yürümeye başladı.O an dedim kendi kendime olum Dinyeper ne yap ne et şu pavyona gir.:)
İşte giriş o giriş...
Pavyon sihirli bir yerdir.Pavyon racondur.pavyon onca çirkinliğin ışıklarla güzelleştirilmiş halidir.Hiç gitmemiş şansız arkadaşlar için biraz anlatalım pavyonu.
Pavyonun kapısının önü her zaman kalabalıktır.En az 2 tane kapıcı vardır.Bunların görevi gelen arabaları çekmektir.Kapıcılar haricinde en az 2 tane de güvenlik vardır.Eskiden iri yarı bu alemden olan insanlar güvenlikçi olurdu ama bu güvenlik şirketleri çıktıktan sonra güvenlik şirketleri daha çok tercih edilir oldu.Arabanızı bıraktınız otparka çekildi güvenliğide geçtiniz.İçerde sizi ne bekliyor ? Hadi girelim içeri :))

İşin en zor kısmı burasıdır.Kapıdan içeri girer girmez salonda kim varsa kapıya doğru bir bakar.Eğer ilk defa pavyona geliyorsanız yandınız.Çünkü nereye oturcağınızı bilemessiniz,içerde dolaşmak hiçte öle kolay bir şey değildir.Bütün garsonlar kendi servis yaptığı masaya oturmanız için sizi yönlendirmek isterler ve yön gösterirler.En sonunda bir yere karar verirsiniz ve oturursunuz .Eh bir rahatlayın artık oturduk sonunda :))
Şöyle bir etrafa bakalım neler var ? İçersi çok karanlık.Renkli ışıklar var ama tam aydınlatmıyor.Sadece sahne kısmı aydınlık.İnsanların yüzlerini seçmek okadar kolay değil.Yüksek seste müzik var.Disco müziği veriliyor.Ve sahnede birbirinden güzel kızlar (bu sayı her pavyon için değişir ama ortalaması 15ila 20 dir)üstlerinde oldukça seksi kıyafetlerle adı dans olmayan ama dansa benzer birşeyler yapıyorlar.Bir nevi kendilerini gösteriyorlar içerde oturan müşterilere...En az 30 tane garson var her masaya nerdeyse 2 3 garson düşüyor.En az da 5 tane takım elbiseli kravatlı salonda dolaşan insanlar var bunlarda idareci.Yani Şef .Bunlardan birtanesi Müdür.Müdürü bulmak zor değil içlerindeki en yaşlısı ve az dolaşanı müdürdür...Salonun kenarları locadır.Localar yüksek yapılır.Hemen önünüze servisiniz yapılır.Tabaklar konur çatal ve bıçaklarınız gelir.Ne emredersiniz diye sorar garson.
Yerli içki nin dublesi 25 ytl.Yabancı içkinin dublesi 30 ytldir.Br 70lik rakı 150 ytldir.Ne iççekseniz söleyin işte oranına ben karışmam ..İçkiler gelir masaya en az 4 çeşit meyve konur artık masada hafif hafif konuşmalar ve gülüşmeler başlamıştır.Eğer kalabalık gitmişseniz herkes birbirine bir tane kız gösterir.Herkez birini sahiplenir nikahına alcakmış gibi :) Adettendir bu seçme ve beğenme işi mutlaka yapılır :))
Biranda müzik susar kızlar sahneden inerler ve otururlar sazlar ve orkestra sahneye çıkar.Genelde alaturka müzikler çalan bu orkestra ve sazlar açılışı türk sanat müziğiyle yaparlar.Ve solist gelir...Sesi öle pekte güzel değildir ama görüntüsü fena değildir.1.şarkının sonunda sahnede bir hareketlilik gözlemlersiniz.2 tane garson sahne kenarına şampanya şişesi dizerler.Locaların birinde oturan zengin bir işadamı hem ben burdayım demek için hemde soliste jest yapmak için şampanya patlatılmasını istemiştir.Dizilen bu şampanyalardan bir tanesi gürültülü bir şekilde patlatılır.Kadehe konur soliste ikram edilir.Solist locaya doğru döner ve kibarca teşekkür eder.Bizde bu arada seçtiğimiz beğendimiz kızlarla hafiften kesişmeye başlarız.İçkiden az az içilir meyve bolca yenir ama gözler sürekli salondadır ...
Pavyonda çalışan garsonların ve idarecilerin en büyük özellikleri dudak okumalarıdır.Sizin hangi kızı beğendiğinizi bakışlarınızdan ve konuşmalarınızdan kolayca anlarlar.Kıza gerekli uyarıları yapıp sizinle ilgilenemesini sağlarlar.Kızın size bakıp gülümsediğinizi gördüyseniz oltayı yutmuşsunuz demektir :) Garson sizin bakıştığınızı gördükten sonra masaya ilgisini daha da çok artırır.Ve bir arzunuz varmı diye sormaya başlar.Sizin çekingen ve yeni olduğunuzu anlarsa hiç çekinmeden kendisi "abi getireyimmi masaya diye sorar." İşte pavyonun amacı budur.Gazino içerisinde çalışan kadınları oraya gelen insanlarla tanıştırmak ve eğlenmesini sağlamaktır.Tamam gelsin derseniz sizde artık bir pavyon müşterisi olduğunuz anlamına gelir.Pavyonda kons olayı en hassas ve en önemli olaydır.Hatun masaya gelir masadaki herkesin elini sıkar ve adını söyler.Masadaki herkes ayağa kalkar gelen bayanın elini sıkar ve kendi adını söyler.Bayanı kim çağırmışsa bayan hemen çağıran kişin yanına oturur.Bayan içkisini garson size sorar .Ne içer acaba bayan diye? Eğer siz nazik biriyseniz bayana sorarsanız ne içersin diye ? oda en pahalısını söyler ve size girmeye başlar yavaş yavaş :))Böyle durumlarda yarım şişe bira sölemek en mantıklsııdır.Yarım şişe biranın fiyatı 60 ytl dir.Bir bayanın yarım şişe birayı içme süresi 25 dakikadır.Bu süre içerisinde mutlaka o birayı içer.Pavyonun en temel kuralıdır bu ...

İçkiler içilir konslar yapılır sabaha kadar eğlenilir.Oldukça güzel bir para hesap olarak ödenir ve herkes evine gider.Bayanda kaldığı otele.Bir gece daha bitmiştir.Ama geceler devam ettiği sürece pavyon ışıklarıyla ve o gizemliliğiyle varlığını devam ettirecektir.

6 yorum:

Adsız dedi ki...

Anlam, ögreti ve ders dolu bir yazi olmus.. "Yeni Baslayanlar Icin Pavyon" ya da "Kim Korkar Pavyondan" kitabinin cok güzel özeti olmus :p

Adsız dedi ki...

dinyeper buyuksun en son ddazlak askere gıderken gıtmıstık dayanaya tadı damagımızda kaldı.
gene gıdelımmmm
Antalya dıpnot

ultrasArtiglio dedi ki...

Her sabahında cebindeki liraların fıs olduğunu gödrükten sonra bir daha gidenin faujkskfh dediğin; öğleden sonra geceden haşırneşir olup bittiğin konsun mesajından sonra hafif yumuşadığın;akşam saatlerinde başlayan alkolun gece saatlerinde ivme kazanmasıyla arkaşlar arası teşvikle gaza gelip sabah kalkınca ettiğin küfür sen olduğunu unutup cüzdanındaki ağırlığı aldırmak,hayalindeki rus ve türevi muhteşem manitalarla gecenin dibine vurmak için gittiğin,bırakamadığın,tutkunu olduğun yaşam koridoru ...

Adsız dedi ki...

aaaah o koridora bi girdim ki ne girdim giriş o giriş bide manita yaptık oradan ki ne yapış şimdi otur derdime yan yapmayın bebeler gitmediyseniz gitmeyin insanın başına ne gelirse ya meraktan ya ..... annadınız siz onu :D

Adsız dedi ki...

Eğer sizin daha toy olduğunuzu görürlerse yavaşca sokarlar :).Oraya gidecekseniz raconu bilecek abilerinizle gideceksiniz.Yoksa çaylak olduğunuzu anlayıp donunuza kadar alırlar.

Adsız dedi ki...

Anlatan kardeşimiz harfi harfine anlatmış ekliyecek birşey bulamadım doğrusu. Uzun lafın kısası Paran çoksa alem yap dostlar muhabbet görsün Paran yoksa eve git çocuklar baba görsün.